Asgari Sermaye Süresi 31 Aralık 2027'ye Uzatıldı: Şirketler Şimdi Ne Yapmalı?
Kısa cevap
Asgari sermaye son tarihi, 17 Ekim 2026 tarihli ve 33403 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ticaret Bakanlığı tebliğiyle 31 Aralık 2027'ye uzatıldı. Sermayesi limitedde 50.000 TL'nin, anonimde 250.000 TL'nin altında kalan şirket bu tarihe kadar artırım yapmazsa infisah etmiş sayılıyor. Nakitle yapılan artırım beş hesap dönemi boyunca kurumlar vergisi indirimi doğuruyor.
Şahin Tuhan SMMM, Sistem Global Danışmanlık bünyesinde çalışan TÜRMOB ruhsatlı mali müşavir; 2003’ten beri İstanbul’da. Aylık raporlama, ortaklar cari hesabı ve e-dönüşüm takvimi onun alanı; belirli bir konuyu ayrıca değerlendirmek isteyenler için İkinci Görüş var.
Son kontrol:
Ticaret Bakanlığı, 17 Ekim 2026 tarihli ve 33403 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğle asgari sermaye son tarihini 31 Aralık 2027’ye uzattı.
Türkiye’de yüz binlerce şirketi ilgilendiren ama gündelik koşuşturmada geri planda kalan bir tarih var. Sermayesi 250.000 TL’nin altında olan anonim şirketler ile 50.000 TL’nin altında olan limited şirketlerin, 31 Aralık 2027’ye kadar sermayelerini bu tutarlara yükseltmesi gerekiyor.
Bu yazının derdi tarih hatırlatmak değil. Asıl anlatmak istediğim şu: bu yükümlülük doğru planlanırsa, devletin artırdığın sermaye üzerinden yıllarca süren bir vergi indirimi verdiği bir fırsata dönüşüyor. Aynı işlemi son haftaya bırakmakla bugünden kurgulamak arasında, beş yıla yayılan bir fark var.
Sermaye artırımı süresi uzatıldı mı?
Evet, 31 Aralık 2027’ye. Süre başlangıçta 31 Aralık 2026’ydı; Ticaret Bakanlığı 17 Ekim 2026’da yayımladığı tebliğle bir yıl uzattı. Kanun Bakanlığa süreyi en çok iki kez, birer yıl uzatma yetkisi veriyor ve bunun ilki kullanıldı. Yeni bir uzatmaya güvenmek yerine planı 31 Aralık 2027’ye göre yapmak en sağlıklısı.
Düzenleme ne diyor?
2024 başından itibaren yeni kurulan şirketler için asgari sermaye tutarları yükseldi: anonim şirketlerde 250.000 TL, limited şirketlerde 50.000 TL. Daha önce kurulmuş ve sermayesi eski tutarlarda kalan şirketlere ise Türk Ticaret Kanununa eklenen geçici maddeyle bir uyum süresi tanındı: bugün geçerli son tarih 31 Aralık 2027.
Bu tarihe kadar artırım yapmayan şirketler kanun gereği infisah etmiş sayılıyor. Kulağa sert geliyor ama pratikte anlamı şu: şirket sicilde normal işlemlerini yapamaz hale geliyor ve tasfiye sürecine yönlendiriliyor. Faal bir şirket için istenmeyecek bir durum; o yüzden mesele paniğe değil, takvime alınacak bir iş.
Kanun koyucu işi kolaylaştıran bir usul de getirdi: bu artırım için yapılacak genel kurullarda toplantı nisabı aranmıyor, karar mevcut oyların çoğunluğuyla alınabiliyor. Yani ortak yapısı dağınık şirketlerde bile süreç yürütülebilir durumda.
Yıl içindeki diğer beyan ve ödeme günlerini vergi takviminde topluyorum.
Bir de rafta duran şirketler var
Bu takvimin sessiz muhatabı, yıllardır fiilen faaliyeti olmayan ama kapanmamış şirketler. Defterleri sürüklenen, beyannameleri boş giden bu şirketlerin sahipleri için 31 Aralık 2027 aslında bir karar tarihi: şirket yaşayacaksa sermaye tamamlanacak, yaşamayacaksa düzenli bir tasfiyeyle kapatılacak. İkisini de yapmadan beklemek, en yönetilmez senaryo. Bu durumda olan bir şirketin varsa, kararı son tarihi beklemeden vermek gerekiyor.
Sermaye nasıl tamamlanır?
Üç yol var. Ortakların şirkete yeni nakit koyması. Bilançoda zaten duran geçmiş yıl kârları ve yedeklerin sermayeye eklenmesi. Ya da ikisinin birlikte kullanılması.
İç kaynaklardan artırım, kâr biriktirmiş şirketler için nakit çıkışı gerektirmeyen pratik bir çözüm. Ama işin vergi tarafındaki fırsatı açan yol, nakit artırım. Fark tam burada başlıyor.
İşlemin hangi kalemlerden oluştuğunu ve toplamda ne tuttuğunu sermaye artırımı ücreti ve masrafları yazısında anlattım.
Bilinmeyen taraf: nakit sermayeye vergi indirimi
Kurumlar Vergisi Kanununda 2015’ten beri yürürlükte olan ve hâlâ devam eden bir teşvik var: nakdi sermaye artışı indirimi. Mantığı basit. Şirket borçla finansman sağladığında faizi gider yazabiliyor; bu düzenleme, ortağın koyduğu nakit sermayeye de benzer bir indirim tanıyarak öz kaynakla büyümeyi ödüllendiriyor.
Nakit olarak artırılan sermaye üzerinden, Merkez Bankasının açıkladığı ticari kredi faiz oranı esas alınarak bir indirim hesaplanıyor ve bunun yarısı kurumlar vergisi matrahından düşülüyor. Sermaye yurt dışından getirilen nakitle karşılanmışsa oran daha da yüksek. İndirim tek seferlik değil: artırımın yapıldığı yıl dahil beş hesap dönemi boyunca her yıl yeniden hesaplanıp kullanılıyor. Kazancın yetmediği yılda kullanılamayan tutar da kaybolmuyor, sonraki yıllara devrediyor.
Bugünkü faiz ortamında bu indirimin karşılığı hiç de sembolik değil. Zorunlu olarak yapacağın artırımın, beş yıl boyunca vergi matrahını aşağı çeken bir kaleme dönüşmesi mümkün.
Tek bir inceliğe dikkat: indirim, gerçekten cebinden çıkıp şirketin kasasına giren yeni nakit için var. Ortaktan alınmış eski borçların sermayeye çevrilmesi ya da iç kaynaklardan yapılan artırım, yükümlülüğü karşılıyor ama bu indirimin kapsamına girmiyor. Yani aynı tutarı hangi kanaldan koyduğun, önümüzdeki beş yılın vergisini değiştiriyor.
Sadece vergi değil: bilançonun görünümü
Bu artırımın bir de vergiden bağımsız, sessiz bir getirisi var. Güçlü sermaye, bankaların ve finansal kuruluşların bir şirkete bakarken ilk incelediği kalemlerden biri. Kredi limitinin belirlenmesinden teminat koşullarına, leasing başvurusundan tedarikçilerle çalışılan vadelere kadar birçok masada, öz kaynağı güçlü şirket daha iyi şartlarla oturuyor.
Yıllardır 10.000 TL sermayeyle görünen bir limited şirketin bilançosu, cirosu ne olursa olsun karşı tarafta bir soru işareti bırakıyor. Sermayenin gerçekçi bir seviyeye çekilmesi bu soru işaretini kaldırıyor. Yani 31 Aralık 2027 yükümlülüğü, aynı zamanda şirketin finansal itibarına yapılmış bir yatırım olarak da okunabilir.
Sıralama önemli: önce plan, sonra karar
Tablo net. Sermaye artırımı zaten yapılacak; soru, nasıl yapılacağı. Son haftaya kalan şirket genellikle en pratik yolu seçiyor ve eldeki bakiyeleri sermayeye çevirerek günü kurtarıyor. Yükümlülük kapanıyor ama indirim fırsatı kaçıyor. Bugünden planlayan şirket ise artırımın ne kadarının nakitle, ne kadarının iç kaynaktan yapılacağına ve zamanlamanın hangi hesap dönemine denk düşeceğine bakarak karar veriyor.
Bir de pratik gerçek var: bu iş genel kurul kararı, banka işlemi ve sicil tescili gerektiriyor. Yıl sonu, noterlerin ve sicil müdürlüklerinin en yoğun dönemi. 2027’nin son çeyreğini beklemek, hem işlemi hem planlamayı sıkıştırıyor.
Özetle: 31 Aralık 2027 bir tehdit tarihi değil, bir planlama tarihi. Bu konuyu önümüzdeki aylarda bir kez masaya yatırmak; yükümlülüğü rahatça karşılamak, devletin sunduğu indirimi kaçırmamak ve bilançonu finansal kuruluşlar nezdinde güçlendirmek için yeterli.
İlgili yazılar
Kaynaklar
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu - Mevzuat Bilgi Sistemi
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu - Mevzuat Bilgi Sistemi
Şirketinizin mali düzenine birlikte bakalım.
İlk görüşme 30 dakika ve ücretsiz. Durumunuzu dinliyorum, nereden başlanacağını birlikte belirliyoruz.
Bu konuda nasıl çalıştığımı görmek isterseniz: KOBİ Finansal Yönetimi
Randevu yerine kısa bir mesaj bırakın
Mesaj
Ya da kısaca yazın
Randevu almadan önce sormak istediğiniz bir şey varsa buradan iletebilirsiniz. Mesai saatleri içinde genellikle aynı gün dönüş yapıyorum.
Sık sorulan sorular
Sermaye artırımı son tarihi ne zaman, süre uzatıldı mı?
Son tarih 31 Aralık 2027. Asgari sermaye limitedde 50.000 TL, anonimde 250.000 TL; bu tutarın altında kalan şirketler bu tarihe kadar sermayelerini tamamlamak zorunda, aksi hâlde şirket infisah etmiş, yani dağılmış sayılıyor. Önceki son tarih 31 Aralık 2026'ydı; Ticaret Bakanlığı 17 Ekim 2026'da yayımladığı tebliğle süreyi bir yıl uzattı.
Nakdi sermaye artırımı neden vergi avantajı sağlıyor?
KVK 10. madde 1. fıkra (ı) bendi kapsamında, şirkete nakit olarak konulan sermaye artışının yüzde ellisi ile Merkez Bankası referans faizinin çarpımı kadar tutar, beş yıl boyunca kurumlar vergisi matrahından indirilebiliyor. Ayni (taşınmaz, araç, alacak) sermaye artırımları bu indirimden yararlanamıyor.
Sermaye artırımı işlemi nasıl yapılır?
Ortaklar kurulu kararı, genel kurul onayı (anonim şirketlerde), tutarın bankaya yatırılması, yeminli mali müşavir veya SMMM onaylı sermaye tespit raporu ve ticaret sicili tescili adımlarından oluşuyor. Süreç ortalama 2–4 hafta alıyor; son tarihe yakın yoğunluk oluştuğundan erken başlamak önerilir.
Sermayemi borçlanarak artırabilir miyim?
Hayır, kurumlar vergisi indirimi için sermaye artışının nakdi olması ve şirkete dışarıdan gerçek anlamda kaynak girişi sağlaması gerekiyor. Ortaktan alınan borç (cari hesap) sermayeye dönüştürülse bile bu indirimden yararlanılamaz; kaynağın dışarıdan gelen nakit olduğunun belgelenmesi şart.